28 Ocak 2016 Perşembe
Bülbülü Öldürmek Harper Lee Okur Yorumu
Uzun zamandır kitap yorumu yazamıyorum. Aslında kitap okumayı bırakmış ya da ara vermiş değilim, her zaman dediğim gibi kitap okumak ve dizi izlemek için her zaman vakit ayırırım ama okuduğum kitapları fotoğraflamaya vakit ayıramadım. Bu yüzden de burada yazmaya ara vermiştim.
Ta ki bugüne kadar. Biriken kitap yorumlarımı son okuduğum kitaptan başlayarak eritmeyi planlıyorum.
Son okuduğum kitabın ismi: Bülbülü Öldürmek
Yazarı: Harper Lee
Kitap çok satanlar listesinde sürekli karşıma çıkıyor, klasikler arasında sayılıyordu. İndirime girdiğinde sepetime eklemiştim.
Bu kitap neden bahsediyor derseniz; ana fikri 60'lı yıllar Amerikası'nda Maycomb kasabasındaki beyaz ve zenci ayrımcılığını gözler önüne sermekti. Tabii bir kasabadan yola çıkarak bu ırk ayrımcılığının tamamı işlenmişti.
Bunu yaparken yazar, 6-7 yaşlarındaki Scout'u anlatıcı olarak seçmiş ve olayları bize farkındalıkları olan bu küçük kızın gözünden aktarmış.
Hikayenin ortasına kadar sır perdeleri sımsıkı kapalıydı ve acaba bu kitap ne zaman sadede gelecek, bize ne anlatmak istiyor gibi düşünceler içine girdim. Hatta sıkıldım ve acaba yarım mı bıraksam dedim. Ama bu kadar ses getiren, filmi çekilen bir kitabın ana fikrini, bize ne anlatmak istediğini merak ederek zor da olsa devam ettim.
Kitap benim için 3 kısımdan oluşuyordu.
Scoot'un çocukluk maceralarını anlatan birinci kısım: Sıkıcı.
Olayların gelişmeye başladığı ikinci kısım: Biraz daha akıcı ama hala zor okunan bir hikaye.
Ve kitabı iyi ki okumuşum dedirten son kısım: Demek yazar bunu demek istiyordu hissi.
Vay be! dediğim bu kısımda olaylar çözüldü ve konu heyecan dolu oldu.
Kitabı tavsiye eder miyim sorusuna gelince, gerçek bir kitap kurdu değilseniz kitabı sevmez muhtemelen yarıda bırakırsınız. Çünkü yazar sadede gelirken yolu uzatmış.
Ama gerçekten kitap okumayı seviyor, mesajı olan ve ağır ilerleyen kitaplar gözünüzü korkutmuyorsa sizde çok iz bırakacak bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Özellikle "Sabah olunca her şey hep daha iyi olur" diyen Atticus yani baba karakteri size iyi ebeveyn olmak adına şahane bir örnek sergiliyor ve ondan çok şey öğreniyorsunuz.
Meraklılarına not: Büyüyüp kasabaya dönen Scout'un ağzından kitabın devamı yayınlanacakmış.
Ta ki bugüne kadar. Biriken kitap yorumlarımı son okuduğum kitaptan başlayarak eritmeyi planlıyorum.
Son okuduğum kitabın ismi: Bülbülü Öldürmek
Yazarı: Harper Lee
Kitap çok satanlar listesinde sürekli karşıma çıkıyor, klasikler arasında sayılıyordu. İndirime girdiğinde sepetime eklemiştim.
Bu kitap neden bahsediyor derseniz; ana fikri 60'lı yıllar Amerikası'nda Maycomb kasabasındaki beyaz ve zenci ayrımcılığını gözler önüne sermekti. Tabii bir kasabadan yola çıkarak bu ırk ayrımcılığının tamamı işlenmişti.
Bunu yaparken yazar, 6-7 yaşlarındaki Scout'u anlatıcı olarak seçmiş ve olayları bize farkındalıkları olan bu küçük kızın gözünden aktarmış.
Hikayenin ortasına kadar sır perdeleri sımsıkı kapalıydı ve acaba bu kitap ne zaman sadede gelecek, bize ne anlatmak istiyor gibi düşünceler içine girdim. Hatta sıkıldım ve acaba yarım mı bıraksam dedim. Ama bu kadar ses getiren, filmi çekilen bir kitabın ana fikrini, bize ne anlatmak istediğini merak ederek zor da olsa devam ettim.
Kitap benim için 3 kısımdan oluşuyordu.
Scoot'un çocukluk maceralarını anlatan birinci kısım: Sıkıcı.
Olayların gelişmeye başladığı ikinci kısım: Biraz daha akıcı ama hala zor okunan bir hikaye.
Ve kitabı iyi ki okumuşum dedirten son kısım: Demek yazar bunu demek istiyordu hissi.
Vay be! dediğim bu kısımda olaylar çözüldü ve konu heyecan dolu oldu.
Kitabı tavsiye eder miyim sorusuna gelince, gerçek bir kitap kurdu değilseniz kitabı sevmez muhtemelen yarıda bırakırsınız. Çünkü yazar sadede gelirken yolu uzatmış.
Ama gerçekten kitap okumayı seviyor, mesajı olan ve ağır ilerleyen kitaplar gözünüzü korkutmuyorsa sizde çok iz bırakacak bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Özellikle "Sabah olunca her şey hep daha iyi olur" diyen Atticus yani baba karakteri size iyi ebeveyn olmak adına şahane bir örnek sergiliyor ve ondan çok şey öğreniyorsunuz.
Meraklılarına not: Büyüyüp kasabaya dönen Scout'un ağzından kitabın devamı yayınlanacakmış.
26 Ocak 2016 Salı
Bu Ay Google Çok Romantik
Daha önce denk gelmeyenler neden bahsettiğimi anlamadığı için özet geçeceğim.
Google'a bir kelime ya da cümle yazıyorsunuz ve size sayfalar dolusu sonuç çıkarıyor. Ve siz bu çıkan sonuçlardan aradığınız şeye en uygun olan siteye tıklıyorsunuz.
İşte tıkladığınız site sizin hangi arama ile kendisine geldiğinizi görebiliyor.
Bende görebiliyorum.
Bu gördüğüm aramalardan da enteresan bulduklarımı da her ay sizinle paylaşmaya çalışıyorum.
Bu ayki aramaların biraz romantik olduğunu söylemeliyim. Haha!
Sizi aramızdan çıkarmış ve Nabrut ve Ben demiş. Canım benim ya! Çok Romantiksin. :)
Bayanlar bir el atın cevap yazın şu kardeşimize, yazıktır, günahtır.
Tövbe estağfirullah. :DDD
Kim Hyun Joong burnunu sümkürerek siliyormuş. Böğğ.. Ay güzel Allah'ım sen bizi koru.
Görülebilecek en üzücü rüya sanırım. Üzülme gardaş! Rüya bu!
Wattpad'de meşhur olmak için; Kore dizilerini izle, senaryoları kitaplaştır, çal çırp ve meşhur ol. Bu kadar basit!
Bu ay ki romantik aramalarımızın sonuna geldik.
Adios!
Google'a bir kelime ya da cümle yazıyorsunuz ve size sayfalar dolusu sonuç çıkarıyor. Ve siz bu çıkan sonuçlardan aradığınız şeye en uygun olan siteye tıklıyorsunuz.
İşte tıkladığınız site sizin hangi arama ile kendisine geldiğinizi görebiliyor.
Bende görebiliyorum.
Bu gördüğüm aramalardan da enteresan bulduklarımı da her ay sizinle paylaşmaya çalışıyorum.
Bu ayki aramaların biraz romantik olduğunu söylemeliyim. Haha!
Sizi aramızdan çıkarmış ve Nabrut ve Ben demiş. Canım benim ya! Çok Romantiksin. :)
Bayanlar bir el atın cevap yazın şu kardeşimize, yazıktır, günahtır.
Tövbe estağfirullah. :DDD
Kim Hyun Joong burnunu sümkürerek siliyormuş. Böğğ.. Ay güzel Allah'ım sen bizi koru.
Görülebilecek en üzücü rüya sanırım. Üzülme gardaş! Rüya bu!
Wattpad'de meşhur olmak için; Kore dizilerini izle, senaryoları kitaplaştır, çal çırp ve meşhur ol. Bu kadar basit!
Bu ay ki romantik aramalarımızın sonuna geldik.
Adios!
25 Ocak 2016 Pazartesi
Sevgili Züğürt Tesellicisi Başlarına İthaf Olunmuştur
Arkeolojik kalıntı müzesinden bildiriyorum.
Eğer bir imparatorluk kurarsam hepsini züğürt tesellicisi başı ilan edeceğim.
İç not: Arkeolojik kalıntı meselesini bilmiyorsanız şuradan okuyabilirsiniz.
Her kalıntı gibi zamanla deformasyona uğradığım için bu sene doğum günümü unuttum. Hatırlatmasalar iyi olurdu. Yokmuş gibi davranır yeni yaşıma girmezdim.
Yaşımı soracak olursanız; ünlü bilge Melek Subaşı’nın da dediği gibi;
Adınız Soyadınız?
Melek Subaşı
Doğum yeriniz?
Muş.
Kaç yaşındasınız?
30 yokum amma 29 varım. 30 yokum doğrusu. Okumam yazmam olmadığı için bilmiyorum ama 29 yaşındayım.
Ben de 30 yokum ama kaç yaşında olduğumu hala bilmiyorsanız şuradaki veya şuradaki doğum günü yazılarımdan birinde geçen seneki yaşımı yazmıştım.
E doğum günü kızı olarak o kadarcık da yaramazlık yapayım ama değil mi?
“Keyfim yerinde. Bana burada çok iyi bakıyorlar.”Müze görevlilerinden bana bakmakla yükümlü personel (arkadaşlarım, kuzenlerim, annem, babam, abim) günümüze kadar gelen en sağlam kalıntı olduğumu, güzelliğimden bir şey kaybetmeyip geldiğim yüzyıla ait izler taşımadığımı söylediler.
Eğer bir imparatorluk kurarsam hepsini züğürt tesellicisi başı ilan edeceğim.
İç not: Arkeolojik kalıntı meselesini bilmiyorsanız şuradan okuyabilirsiniz.
Her kalıntı gibi zamanla deformasyona uğradığım için bu sene doğum günümü unuttum. Hatırlatmasalar iyi olurdu. Yokmuş gibi davranır yeni yaşıma girmezdim.
Yaşımı soracak olursanız; ünlü bilge Melek Subaşı’nın da dediği gibi;
Adınız Soyadınız?
Melek Subaşı
Doğum yeriniz?
Muş.
Kaç yaşındasınız?
30 yokum amma 29 varım. 30 yokum doğrusu. Okumam yazmam olmadığı için bilmiyorum ama 29 yaşındayım.
Ben de 30 yokum ama kaç yaşında olduğumu hala bilmiyorsanız şuradaki veya şuradaki doğum günü yazılarımdan birinde geçen seneki yaşımı yazmıştım.
E doğum günü kızı olarak o kadarcık da yaramazlık yapayım ama değil mi?
Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?
Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek

Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme

Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme

Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme

Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
24 Ocak 2016 Pazar
Splash Splash Love Konusu ve Yorumum
Mini dizileri kaçırmazdım ama son zamanlarda üst üste kötü seçimlerde bulununca izlemez olmuştum.
Ta ki, Splash Splash Love dizisine kadar.
Dizinin yorumuna geçmeden önce konusundan bahsedeceğim
Devamı »
Ta ki, Splash Splash Love dizisine kadar.
Dizinin yorumuna geçmeden önce konusundan bahsedeceğim
Splash Splash Love Konusu:
Kim seul Gi üniversite sınavına hazırlanmaktadır. Çok da parlak bir öğrenci olmadığı için sınav sabahı yağmur altında aynen şöyle dilekte bulunur.
Bu dileğinin üzerine bir su birikintisinin içine düşer ve kaybolur. Kendini Joeson döneminde bulur.
Joeson dönemindeki bu liseli öğrenciyi kralın yanında ne maceralar bekliyor dizide izleyeceksiniz.
Dizinin oyuncuları:
Dizinin başrollerinde Oh my ghost dizisinde tatlı bela hayalet Kim seul gi ile Beast grubunun en şımarık üyesi Let's eat dizisi ile pek bi sevdiğimiz Yoon Doo Joon var.
Dizinin başrollerinde Oh my ghost dizisinde tatlı bela hayalet Kim seul gi ile Beast grubunun en şımarık üyesi Let's eat dizisi ile pek bi sevdiğimiz Yoon Doo Joon var.
Dizi hakkında söyleyeceklerim;
- İki bölümlük bu mini dizi mutlaka izlenmeli. Çok eğlenceli, çerezlik bu dizi keşke 16 bölüm olsaydı hissi uyandırıyor.
- Konusundan yola çıkarak çok eğlenceli olacağı bariz bir şekilde görünen dizi aynı zamanda romantik de.
- Mini dizilerin sonları genelde havada kalır. Ama bu dizinin sonu da tam tadında olmuş.
- Diziyi izlemeden önce aşağıda yazacağım detayları okursanız dizi daha da eğlenceli hale gelecektir.
Dizidekikralın ismi: Kral Sejong. Kral Sajong Kore tarihinde Hangul alfabesini bulan efsanevi bir kraldır. Dizideki gibi gerçekten devletin ileri gelenleri halkın cehaletten kurtulmasını istemedikleri için hangula karşı çıkmışlardır.
Hangulun oluşturulmasından önce sadece yüksek sınıfa mensup kişiler okuryazardı ve Çin alfabesi kullanılmaktaydı.
Dizi içinde de geçen su saatini yapma çabaları Kral Sejong zamanında başarı ile tamamlanmıştır.
Hangulun oluşturulmasından önce sadece yüksek sınıfa mensup kişiler okuryazardı ve Çin alfabesi kullanılmaktaydı.
Dizi içinde de geçen su saatini yapma çabaları Kral Sejong zamanında başarı ile tamamlanmıştır.
Su saati, suyun düzenli biçimde su miktarının ölçüldüğü bir kabın içine veya kaptan dışarıya akmasına dayanan bir saat türüdür.Su saatleri güneş saatleri ile birlikte en eski zaman ölçüm yöntemlerinden biridir. Ne zaman icat edildiği bilinmemektedir.
Yasal Uyarı: Buradan sonrası yüksek dozda spoiler içerir.
21 Ocak 2016 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


