Google

18 Kasım 2015 Çarşamba

Kısmetse Olur Cast mı?

İlk defa, izlediğim bir şeyi söylemeye utanıyor, biz hep belgesel izleriz diye röportaj verenlere öykünüyorum. Hani Kızılay’da yürürken muhabir bir saniye deyip yoluma çıksa, mikrofonu bana yöneltip evlilik programlarını izliyor musunuz diye sorsa;

-Imm hayır, ben asla evlilik programı izlemem, şimdiye kadar ise hiç denk gelmedim. Biz genelde belgesel izliyoruz. Kültür seviyemiz uçmuş vaziyette, diye bir cevap veririm.

Muhabir de yav hee, hee der ve bu evlilik programlarına reyting sağlayanların adedini belgesel izlediğini iddia edenlerin toplamından çıkarır.

Yine de dürüst olmak gerekirse vakit bulduğumda evlilik programlarını izleyip sosyal çıkarımlar yapmayı seviyor ve eğleniyorum. Özellikle flörtleşme aşamasının başındaki bireylerin şekilden şekle girip eğilip bükülmelerini, şaşkınlık ve heyecanlarını izlerken bazen kahkahalar atıyorum.

Son zamanlarda sardığım yukarıda da belirttiğim gibi söylemeye utandığım bir evlilik programı Kısmetse Olur. Utanıyorum çünkü; günde 1 saatimi heba ettiğim bu program çok basit ve büyük ihtimalle cast'tan ibaret. Gerçeklik payının oldukça düşük olduğunu düşünüyorum.

Programı bilmeyenler varsa ben kısaca şöyle izah edeyim;
20’li yaşlarda okumayıp ev kızı olmayı tercih etmiş kızlarımız koca bulmak için,
yine 20’li yaşlarda bir baltaya sap olamamış ya da boşanmış erkek adaylar ise sanırım dışarıda kız kalmadığı için (!) günde 12 saatliğine bir eve kapatılıyorlar.



Adaylar arasında okumuş sadece bir kız var  ama oda psikopat. Programı ne zaman açsam kessssssssssssssssssss diye bağırıyor. Ben önceleri kendisini kasap sanıyordum sürekli keeeeeeeessssssss dediği için meslek hastalığı var galiba diyordum. Meğerse mimarmış.

Ayça diye bir kız var. Eve girdiği ilk gün Emre diye birini gözüne kestirdi, benimsin dedi, sana aşığım dedi ve sonunda istediğini elde etti. Boşanmış sonra da nişandan dönmüş Ayça’nın, kendinden küçük olan birini nasıl tavladığını sorarsanız; Emre bir röportajında aynen şöyle dedi:
-Ayça’ya çok değer veriyorum çünkü şimdiye kadar hiç kimse beni bu kadar çok sevmedi.

Ayça’nın Emre’ye olan bu tutkusuna ise diğer erkek adayların dibi düşüyor. Bir kadının böyle alenen sevmesi, aşkını haykırmasına bayılıyorlar.

Buradan yaptığım sosyal çıkarım şu yönde:
Eskilerden beri kadınlar tutkulu ve göstere göstere yaşanan bir aşkın hayalini kurarlar. Çok sevilmek ama herkesin içinde göstere göstere sevilmekten hoşlanırlar. Günümüzde ise erkekler bunu istiyor: bir kadın bana yapışsın, beni sevsin, peşimden koşsun. Böyle kadınlara da hayır diyemiyorlar.

Adaylardan devam ediyorum;
Serhan adında bir erkek aday var inanın komedi dizisindeki absürt karakterlerden birisi gibi.
Elinde tespih ağzında Nihat Doğan vari sözlerle ortalarda dolanıyor. Fazlaca Uğur Işılak etkisinde kalmış. Ve şimdi fotoğrafını ekleyim diye Google’a girdim ki meğer Bu Tarz Benim yarışmasına da katılmış. Bu yarışmada, elinden tespihini elinden düşürmeyen Polat Alemdar'ın evlilik programı temsilcisiyken, maçoların kralıyım diye saçmalarken Bu Tarz benim yarışmasında Palyaço kılığına girmiş. Maço Palyaço!



Kadınlar hamamına çevirdiğim blogumdaki evlilik programı tespitlerimin birinci kısmının sonuna gelmiş bulunuyoruz. 
İzleyenleri yorum kısmında dedikoduya davet ediyorum.

Eğer programı izlemediğiniz halde buraya kadar okuduysanız da sizi gönülden tebrik ediyorum. E bugün açar bir bakarsınız artık. ^^

Edit: Cast olduğuna dair kanıtlar ve bilinmeyen gerçekler şu Instagram hesabında açıklanıyormuş: https://www.instagram.com/kismetseolurgercekler/

Edit 2: Yukarıda bahsettiğim adres gerçeklerden bahsettiği için kapattırıldı. Yeni adresten takip etmek isterseniz: https://www.instagram.com/KISMETSEOLURGERCEKLER/

Not: Kafam o kadar dolu ve stresliyim ki saçma sapan şeyler izlemeye acayip ihtiyacım var. Kınamayın vallahi başınıza gelir. Sonra çekirdek çitleyip evlilik programı izlemeye başlarsınız benden söylemesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder