Son aylarda küçük bir İstanbul seyahatinde bulundum.
İstanbul tatillerimin olmazsa olmazı Karaköy Güllüoğlu'na gittim.
Gerçi eskisi gibi harikulade değil ama yine de şu an olsa da yesek!
Karaköy Güllüoğlu'ndan hemen aşağı doğru yürüdüğünüzde Yeraltı Camisi vardır. Çok bilinmez ama caminin içinde sahibi türbeleri var. Ziyaretimizi yaptık.
Geleneksel durak noktalarımdan biri de Çamlıca Tepesi idi.
Buraya özellikle mahlepli simit yemek için geliyorum. Hatta çocukken buradan simit alır Ankara'ya götürüp buzluğa koyardık. O kadar çok severim.
Kürkçü dükkanına döndük tabii.
Duty Free ziyaretinde bulundum. Ama dolar ve euro yükselince artık eskisi kadar hesaplı olmuyor.
Dönüşte yine ders başı mesaisi başladı. Ben bu arada tekli Twix'leri yerken acaba sağ twix mi yoksa sol Twix'imi yiyorum gibi deli depek düşünceler içine girdim.
Uzun zamandır geleneksel öğrenci evi yemeğinden yapmamıştık. Çok özlemişim.
Bilmeyenler varsa anlatayım;
makarnayı haşlıyorsun, konserve garnitür, yoğurt ve mayonez ile karıştırıyorsun ve yalancı Rus Salatası gibi bir şey oluyor. Çok severim.
Bu arada bazen çok sevdiğim,
arkadaş sohbetlerinde,
Bazen de çay hatırına sabrettiğim sohbetlerde bulundum.
Zaman zaman misafirlerimiz geldi, ders başından kalkıp ev kızı oldum.
Deniz gördüm.
Ne kadar yoğun olursam olayım, bir bölüm dizi izlemeden ve kitap okumadan da uyumadım.
Tüm bunları da Instagram hesabımdan paylaştım.